
Finansal Yatırımcılar Derneği (FİNYAD) Başkanı Ali Bahçuvan, fon skandalının ilk günlerinden itibaren önerdikleri haksız kazanç havuzlarının oluşturulmasından memnuniyet duyduklarını belirterek, yeni Sermaye Piyasası Kanunu’nda yatırımcıların korunması için kapsamlı düzenlemeler yapılması çağrısında bulundu.
Fon skandalının ilk günlerinden itibaren çözüm amacıyla gündeme getirdiğimiz haksız kazanç havuzu oluşturulması, mağdur yatırımcılara ana paraları ile enflasyon farkının ödenmesi ve TMSF aracılığıyla haksız kazançların takip edilerek tahsil edilmesi yönündeki önerilerimizin önemli bir bölümünün karşılık bulmasından memnuniyet duyuyoruz.
SPK’nın 1 Ekim 2026 tarihli açıklamasıyla tasfiye kapsamındaki yatırım fonları için ayrı ayrı İsteğe Bağlı İade Hesapları, borsada gerçekleştirilen pay alım satım işlemlerinden elde edilen fahiş kazançların iadesi için ise Genel Hisse İade Hesabı açılmıştır.
Bu hesapların TMSF adına oluşturulması, haksız kazançların geri kazanılması açısından son derece önemli bir adımdır.
Ancak mağdur yatırımcıların ana paralarının enflasyon farkıyla birlikte karşılanması yönündeki talebimizin de tam olarak hayata geçirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
41 hisse senedindeki işlemler ve borsa mağdurları
Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek’in 41 hisse senedindeki manipülatif işlemlere ilişkin açıklamaları, sermaye piyasalarında yaşanan mağduriyetlerin yalnızca fon yatırımcılarıyla sınırlı olmadığını göstermektedir.
SPK tarafından fonlar ve hisse senetleri için ayrı iade hesapları oluşturulmasını olumlu karşılıyoruz. Bundan sonraki aşamada, manipülasyon nedeniyle zarara uğrayan hisse senedi yatırımcılarının zararlarının da tespit edilmesi ve haksız kazançların bu zararların karşılanmasında kullanılması gerekmektedir.
Hazırlanmakta olduğu açıklanan yeni Sermaye Piyasası Kanunu’nun bu konuda önemli bir fırsat olduğunu düşünüyoruz.
Yeni Sermaye Piyasası Kanunu için 6 önerimiz
1. Her manipüle edilen hisse senedi için ayrı tazminat mekanizması oluşturulmalı.
Mevcut Genel Hisse İade Hesabı’nın yanı sıra, manipülasyonun tespit edildiği her hisse senedinde mağdur yatırımcıların zararlarının belirlenmesini ve elde edilen haksız kazançlardan karşılanmasını sağlayacak ayrı mekanizmalar kurulmalıdır.
2. Yatırımcıların toplu dava açabilmesi sağlanmalı.
Aynı manipülatif işlemlerden zarar gören binlerce yatırımcının ayrı ayrı yıllarca dava açmak zorunda kalmasının önüne geçilmelidir. Toplu dava açılmasına, zararların ortak yöntemlerle hesaplanmasına ve tazminatların hızlı tahsiline imkân veren yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
3. Finans ihtisas mahkemeleri kurulmalı.
Sermaye piyasalarından kaynaklanan uyuşmazlıklara bakacak, finans alanında uzmanlaşmış ihtisas mahkemeleri oluşturulmalıdır. Bu davaların mümkün olduğunca 3–6 ay içerisinde sonuçlandırılması hedeflenmelidir.
4. Uzman finansal bilirkişi mekanizması oluşturulmalı.
Sermaye piyasalarında deneyim sahibi, emir ve işlem kayıtlarını, ilişkili hesap hareketlerini, fon işlemlerini ve manipülasyon yöntemlerini analiz edebilecek bağımsız uzman finansal bilirkişilerden oluşan bir sistem kurulmalıdır.
Bu bilirkişiler, manipülatif işlemlerden elde edilen haksız kazançları ve yatırımcıların uğradığı zararları hızlı, bilimsel ve denetlenebilir yöntemlerle hesaplayabilmelidir.
Böylece hem mahkemelerin iş yükü hafifletilecek hem de mağdur yatırımcıların haklarına daha kısa sürede kavuşmaları sağlanacaktır.
5. Borsa Uzmanları Derneği’nin tecrübesinden yararlanılmalı.
1991 yılında kurulan ve yaklaşık 36 yıllık geçmişe sahip Borsa Uzmanları Derneği, sermaye piyasalarındaki deneyimi ve uzman kadrolarıyla bu çalışmalara önemli katkı sağlayabilir.
Derneğin hazırladığı Bağımsız Yatırım Danışmanlığı taslağı da yeni Sermaye Piyasası Kanunu çalışmalarına dahil edilerek değerlendirilmelidir.
6. Yurt dışına kaçırılan para ve hisse senetlerinin izine düşülmeli.
Offshore merkezlere ve ada ülkelerine aktarıldığı iddia edilen para ve hisse senetlerinin tespiti için uluslararası finansal işlemler konusunda uzman kişilerden oluşan özel bir heyet kurulmalıdır.
Bu varlıkların izlenmesi, hukuki yollarla geri kazanılması ve mağduriyetlerin giderilmesinde kullanılması için gerekli uluslararası iş birliği mekanizmaları etkin şekilde işletilmelidir.
Borsada parasını kaybeden vatandaşın hakkını araması yıllarca sürmemeli!
Sermaye piyasalarında yatırım yapmak elbette risk içerir. Ancak yatırımcının piyasa riskini kabul etmesi, manipülasyon yoluyla parasının haksız şekilde alınmasını kabul ettiği anlamına gelmez.
Yatırımcıların normal piyasa koşullarında yaşadığı kayıplarla, manipülatif işlemler nedeniyle uğradığı zararlar birbirinden ayrılmalıdır.
Yapılacak yasal düzenlemelerle hem geçmişte yaşanan mağduriyetlerin hesabı sorulabilir hem de gelecekte benzer olayların yaşanmasını önleyecek kalıcı tedbirler alınabilir.
Sermaye piyasalarının geleceği, yatırımcıların adalete ve piyasaya duyduğu güvene bağlıdır.
Fon mağdurları için başlatılan çözüm sürecinin, manipülasyon nedeniyle zarar gören bütün borsa yatırımcılarını kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğine inanıyoruz.
Finansal Yatırımcılar Derneği olarak hazırlanacak yeni Sermaye Piyasası Kanunu’na ve yatırımcıların haklarını koruyacak her türlü yasal düzenlemeye katkı sağlamaktan memnuniyet duyacağız.
Ali Bahçuvan
Finansal Yatırımcılar Derneği (FİNYAD) Başkanı